Otizm Spektrum Bozukluğu; erken çocukluk döneminde belirtileri ortaya çıkan, bireyin sosyal iletişim ve etkileşim becerilerinde farklılıklarla kendini gösteren, yaşam boyu devam eden nörogelişimsel bir durumdur. Her bireyde farklı düzey ve biçimlerde seyreden otizm, bireysel özellikler doğrultusunda değerlendirilmesi ve desteklenmesi gereken bir gelişim farklılığıdır. Günümüzde otizm tanısı için kesin bir laboratuvar ya da görüntüleme yöntemi bulunmamakta olup, tanılama süreci uzmanlar tarafından gerçekleştirilen kapsamlı klinik değerlendirmelere dayanmaktadır.
Belirtilerin her çocukta farklılık göstermesi, müdahale süreçlerinin de bireysel ihtiyaçlara göre planlanmasını zorunlu kılmaktadır. Bu kapsamda erken dönemde başlanan yoğun ve nitelikli özel eğitim programları ile etkileşim temelli terapiler, bireyin gelişiminde kritik bir rol oynamaktadır. Ailelerin sürece aktif katılımı ise uygulanan eğitim ve destek programlarının etkinliğini önemli ölçüde artırmaktadır.
İl Sağlık Müdürlüğümüz koordinasyonunda, otizm konusunda toplumsal farkındalığın artırılması ve kamu hizmetlerinin niteliğinin güçlendirilmesi amacıyla kamu kurumlarında görev yapan personele yönelik kapsamlı bir eğitim programı gerçekleştirilmiştir. Düzenlenen eğitimde otizmin sağlık ve eğitim boyutları bütüncül bir yaklaşımla ele alınmıştır.
Eğitim programı kapsamında, Müdürlüğümüz bünyesinde görev yapan Çocuk Gelişimci Zehra Kardelen TUNÇ tarafından; otizmin erken dönem belirtileri, tarama ve izlem programları ile tanılama süreçlerine ilişkin güncel ve bilimsel bilgiler paylaşılmıştır. İl Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde görev yapan Özel Eğitim Öğretmeni Eren ŞAHİN ise otizmli bireylerin tanı sonrasında dahil oldukları eğitim süreçleri, bireyselleştirilmiş eğitim yaklaşımları ve dikkat edilmesi gereken hususlar hakkında katılımcıları bilgilendirmiştir.
İl Sağlık Müdürlüğü olarak, otizmli bireylerin erken tanılanması, uygun müdahale hizmetlerine erişimi ve toplumsal yaşama aktif katılımlarının desteklenmesi yönünde çalışmalarımız kararlılıkla sürdürülmektedir. Bu doğrultuda kurumlar arası iş birliği güçlendirilerek, hem bireylerin hem de ailelerinin yaşam kalitesinin artırılması hedeflenmektedir.
Unutulmamalıdır ki gerçek farkındalık; farklılıkları anlamaya çalışmak, sabır ve empati göstermek ve her bireyi olduğu gibi kabul etmekle başlar. Otizmi anlamak için atılacak her adım, daha kapsayıcı ve duyarlı bir toplumun inşasına katkı sağlayacaktır.