Toplum sağlığını tehdit eden bağımlılık türlerine karşı kurumlar arası iş birliğini güçlendirmek amacıyla yürütülen çalışmalar kapsamında Bağımlılıkla Mücadele İl Ekibi’nin yeni durağı Çorum Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü oldu. Beş farklı kamu kurumundan alanında uzman eğitmenlerin katılımıyla gerçekleştirilen programda, personele yönelik kapsamlı bir farkındalık ve bilgilendirme eğitimi düzenlendi.
Eğitim; Çorum İl Sağlık Müdürlüğü, Çorum İl Millî Eğitim Müdürlüğü, Çorum İl Emniyet Müdürlüğü, Çorum İl Müftülüğü ve Yeşilay iş birliğiyle hayata geçirildi. Her kurum kendi uzmanlık alanı doğrultusunda bağımlılığın önlenmesi, erken fark edilmesi ve müdahale yöntemleri hakkında katılımcılara bilimsel ve uygulamaya dönük bilgiler sundu.
Programda bağımlılık yalnızca bireysel bir alışkanlık sorunu olarak değil; fiziksel, ruhsal ve sosyal boyutları olan çok yönlü bir halk sağlığı problemi olarak ele alındı. Bu kapsamda beş temel bağımlılık türü ayrıntılı şekilde değerlendirildi:
Tütün bağımlılığı: Kanserler, kalp-damar hastalıkları ve solunum yolu hastalıklarının başlıca risk faktörü olan tütün kullanımının zararları ile pasif içiciliğin toplum sağlığı üzerindeki etkileri anlatıldı. Birinci basamakta sigara bırakma danışmanlığı ve profesyonel destek hizmetlerinin önemi vurgulandı.
Alkol bağımlılığı: Alkolün karaciğer hastalıkları, ruh sağlığı sorunları, aile içi şiddet ve iş gücü kaybı gibi çok yönlü sonuçları ele alınarak erken müdahalenin ve psikososyal desteğin gerekliliği paylaşıldı.
Madde bağımlılığı: Özellikle gençler arasında artış gösteren yasa dışı maddelerin fiziksel ve psikiyatrik etkileri, bağımlılık döngüsü ve tedavi süreçleri hakkında bilgilendirme yapıldı. Emniyet birimleri tarafından koruyucu ve önleyici çalışmalar aktarıldı.
Kumar bağımlılığı: Finansal kayıpların yanı sıra aile bütünlüğünü ve sosyal yaşamı olumsuz etkileyen davranışsal bağımlılık türlerinden biri olarak kumarın psikolojik boyutları ve danışmanlık hizmetleri anlatıldı.
Teknoloji bağımlılığı: Dijital çağın yeni risk alanlarından biri olan ekran ve internet bağımlılığının çocuklar ve gençler üzerindeki akademik, sosyal ve ruhsal etkileri ele alınarak bilinçli teknoloji kullanımı konusunda öneriler sunuldu.
Eğitim boyunca katılımcılara yalnızca teorik bilgi verilmekle kalınmadı; vaka örnekleri, saha deneyimleri ve çözüm odaklı yaklaşımlar da paylaşıldı. Bağımlılıkla mücadelenin sadece sağlık kurumlarının değil; eğitimden güvenliğe, manevî rehberlikten sivil toplum kuruluşlarına kadar tüm paydaşların ortak sorumluluğu olduğu vurgulandı.
Yetkililer, bu tür kurum içi eğitimlerin farklı kamu kuruluşlarında devam edeceğini belirterek, bağımlılıkla mücadelenin en güçlü ayağının farkındalık, erken önlem ve toplumsal dayanışma olduğunun altını çizdi.
Toplumun her kesimini kapsayan bu çok paydaşlı yaklaşım sayesinde, daha sağlıklı, bilinçli ve bağımlılıklardan uzak bir gelecek için çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceği ifade edildi.