SİGARA DUMANINA MARUZ KALMAK MASUM MU?
09 Şubat 2026

 

Kapalı alanlarda tütün ürünlerinin tüketilmesi, toplum sağlığı, çalışan sağlığı açısından ciddi sorunlar yaratmaktadır. Kapalı alanlarda tütün kullanımı doğrudan halk sağlığını tehdit eden bilimsel olarak kanıtlanmış bir risk faktörüdür.

Pasif içicilik nedir ve neden bu kadar tehlikelidir?

Pasif içicilik (çevresel tütün dumanına maruziyet), kişinin kendi isteği dışında başkalarının içtiği sigaranın dumanını solumasıdır. Bu maruziyet iki kaynaktan oluşur:

  1. Ana akım dumanı: Sigara içen kişinin soluduğu ve ortama verdiği duman
  2. Yan akım dumanı: Sigaranın ucundan doğrudan yayılan ve filtrelenmemiş, daha yoğun toksik madde içeren duman.

Bilimsel çalışmalar, özellikle yan akım dumanın daha yüksek oranda karbon monoksit, nikotin, benzen, formaldehit, arsenik, siyanür ve polisiklik aromatik hidrokarbonlar içerdiğini göstermektedir. Yani pasif içici, çoğu zaman aktif içiciden daha yoğun toksik maddeye maruz kalabilmektedir.

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre pasif içicilik için güvenli bir eşik değer yoktur. “Az maruziyet zararsızdır” şeklinde bir bilimsel kabul bulunmamaktadır. Kısa süreli maruziyet bile damar fonksiyonlarını bozmakta ve pıhtılaşma riskini artırmaktadır.

Sağlık üzerindeki etkileri (bilimsel verilerle)

Pasif içicilik yalnızca rahatsız edici bir koku veya konfor sorunu değildir; doğrudan hastalık nedenidir. Yapılan epidemiyolojik çalışmalar göstermektedir ki:

Erişkinlerde:

  • Akciğer kanseri riskinde artış
  • Koroner arter hastalığı ve kalp krizi riskinde artış
  • İnme riskinde anlamlı yükselme
  • KOAH ve astım alevlenmeleri
  • Kronik öksürük, balgam, nefes darlığı
  • Endotel hasarı ve erken damar yaşlanması

Çocuklarda:

  • Bronşiolit ve zatürre gibi alt solunum yolu enfeksiyonlarında artış
  • Orta kulak enfeksiyonları
  • Astım gelişimi ve atak sıklığında artış
  • Akciğer gelişiminde gerilik
  • Ani bebek ölümü sendromu riskinde artış

Gebelerde:

  • Düşük doğum ağırlığı
  • Erken doğum
  • Fetüs gelişim geriliği
  • Anne karnında bebek ölümü artışı

Bu etkiler, maruziyet süresi ve yoğunluğu arttıkça katlanarak büyümektedir.

 

Kafe ve restoran çalışanları neden en riskli gruptur?

Pasif içicilik tartışılırken sıklıkla gözden kaçan en önemli grup hizmet sektörü çalışanlarıdır. Bir müşteri kapalı ortamda 30–60 dakika bulunurken; garson, aşçı, temizlik personeli veya kasiyerler aynı ortamda günde 8–12 saat, haftada 5–6 gün çalışmaktadır.

Bu durum:

  • Mesleki maruziyet
  • İş sağlığı ve güvenliği riski
  • Uzun dönem kronik hastalık gelişimi
  • İş gücü kaybı ve sağlık harcamalarında artış anlamına gelmektedir.

Dolayısıyla konu yalnızca kişilerin tercihi değil, çalışanların anayasal sağlık ve güvenli çalışma hakkıdır. Hiçbir çalışan, işi gereği kanserojen dumana maruz kalmamalıdır.

Bu nedenle ülkemizde 4207 sayılı “Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun” ile kapalı alanlarda tütün kullanımı açık biçimde yasaklanmıştır. Söz konusu kanun, 2009 yılından bu yana yürürlüktedir

            Sağlık Bakanlığı Dumansız Hava Sahası Denetim Rehberi’nde tanımlar net olarak yapılmıştır:

Kapalı alan: Tavanı veya çatısı bulunan, kapıları, pencereleri ya da yan yüzeyleri sabit veya hareketli şekilde tamamen ya da kısmen kapatılmış olan; açık alanla hava dolaşımı kesilmiş veya sınırlanmış tüm mekânlardır. Branda, tente, cam, plastik, katlanır sistem, sürgülü panel gibi geçici kapatmalar da kapalı alan kabul edilmektedir. Bu tanıma; kafe, restoran, kahvehane, çay ocağı, pastane, AVM, işyeri, toplu taşıma bekleme alanları ve benzeri tüm işletmeler dahildir.

Açık alan: Üstü açık, en az iki cephesi tamamen açık, doğal hava akımının kesintisiz olduğu, duman birikiminin mümkün olmadığı alanlardır. Kısmen kapatılmış, yanları perde veya camla çevrilmiş bölümler açık alan sayılmamaktadır.

            Dolayısıyla “yarı açık”, “kış bahçesi”, “tente kapatma”, “sigara bölümü” gibi uygulamalar mevzuat açısından kapalı alan niteliğinde değerlendirilmekte ve bu alanlarda tütün kullanımına izin verilmemektedir.

             Son dönemde ülke genelinde iller arası koordineli dumansız hava sahası denetimleri artırılmış, farklı illerden görevlendirilen ekiplerle çapraz denetim modeli uygulanmaya başlanmıştır. Bu yaklaşımın amacı cezalandırma değil, uygulama birliği ve standardizasyon sağlamak, haksız rekabeti önlemek ve tüm işletmeler için eşit kuralları tesis etmektir. Unutulmamalıdır ki dumansız hava sahası politikaları;

  • Çalışan sağlığını korur,
  • Kanser ve kalp hastalıklarını azaltır,
  • Sağlık harcamalarını düşürür,
  • Toplumda sigara bırakma oranlarını artırır,
  • Uzun vadede toplum sağlığına katkı sağlar.

 

Sonuç olarak amacımız gelecek kuşakların sağlığı ve ortak yaşam alanlarımızın korunmasıdır.